8725_160104432919_604452919_2589148_4144292_n

Seni Unutmayacağız…

Canım Kardeşime !!

Kaldır başını kardeşşşş..Sana diyeceklerim var..

Utanıyorsan yapmayacaktın bize bunu bırakmayacaktın kardeşlerini yalnız başına..

Sevmiyorsan diyecektin baştan sevdirmeyecektin kendini bu kadar..

Şimdi kafana göre küsüp gitmek yok !

Hani nerede verdiğin sözler.Gidecektik seninle maçlara.Sende benim gibi olcaktın.Siyah Beyaz atkı getir bende takıcam beraber bağıracağız seninle diyordun.Daha geçen gün demiyormuydun çarşı gelirken sakın unutma atkımı diye..! E ben geldim aradım seni..Açmadın telefonlarımı.Ocağada çıktım ordada yoktun.Sordum birkaç kişiye nerede geldimi hiç bugün diye.Onlarda bilmiyor uğramıyor buraya bayağıdır diyorlar.Daha sonra öğrendim not bırakmışsın uzun bir ara yokum diye.Ne yapalım şimdi biz bekliyelim mi gelelim mi yanına..Bırakmak olmaz seni..Tek başına gitmişsindir yine.Uzun süre bekledim daha sonra seni Adapazarı’nda,sonra oturduk çocuklarla muhabbet ettik.Hatırlıyor musun bir gün kardeşinin kafası yine güzel ayakta duracak hali yok gece 01:00 gibi.Yanımda yine senin kadar sevdiğim Süleyman vardı.Dertliydik yine.Herzaman olduğumuz gibi.Bir oraya bir buraya sataşıyorduk.Seni gördük bizim okulun orda,güldün bize o masum sevecen halinle.Sonra direk yanımıza geldin sarıldın koskocaman yüreğinle.Biz geçiyoruz dedik işin biterse uğrarsın göz kulak olursun bizde dedik ve gittik…Fazla geçmedi telefonumu araman..Tolga Doğan !! yazıyordu..Süleymana döndüm özledi baksana dedim.Geldin yanımıza ama nerede buluştuk tam hatırlamıyorum.Bişeyler anlattın bize.Yine birine kızmıştın dövecem ki dövecem diye söyleniyordun.Bir kaç gün geçmeden aradın tekrar yakaladım patlattım burnunu diye.Sevinmiştin bir çocuk gibi.Yapmıştın yine yapacağını..

Baktım geleceğin yok biz ufaktan yol almaya başladık.Şimdi bu mektubu bırakıyorum sana.Kısa bir süre sonra tekrar gelicem.Eğer gelip görüyorsan bizi hissediyorsan kalbimizdeki sevgini ve okuyorsan şuan yazdıklarımı anlıyor olmalısın her nefes alışımda kalbimden vurulduğumu.Görüyorsundur herhalde 2 cümlede bir gözyaşlarımın yazmama engel olduğunu.Duyuyorsundur dimi hıçkıra hıçkıra nefes alışımı…

Duyuyorsun dimi bizi Tolga ?

Her nereye baksam seni görür oluyorum,nerede bir ses duysam senin “buradayım” dediği sanıyorum.Her fotoğraf seni anlatıyor.Kurtulamıyorum senden.Şimdi sana ettiğimiz yeminler gibi yemin ediyorum..

Unutmayacağız

Unutturmayacağız

Yaşatacağız , Yaşatacağız , Yaşatacağız…

Biri çıkıp gelse herşey yalan dese..

Adapazarı sensiz mezar olur bize..

Gittiğin yerlerden yertut Büyük Başkan

Unutmayacağız seni Tolga DOĞAN!!

MEKANIN CENNET TOPRAĞIN BOL OLSUN..

Ne hesabını veremeyeceğim bir günüm oldu ne de vicdanımı lekeleyen bir geçmişim… Ne hissettiysem onu söyledim , onu yaşadım… Yaşadığım bir tek andan bile pişmanlık duymadım… Asla keşkelerim olmadı… Hiçbir zaman kendimle vicdan mah…kemesi yapmak zorunda kalmadım… Karşıma bazen gerçek yüzler , bazen sahteler çıktı ama olsun ben yine sadece hislerimle yaşadım.. Asla sevmediğim birine seni seviyorum demedim , ya da asla birini severken karşılığını beklemedim… Dostluğuma değer biçmedim , sevgime ise hiçbir zaman sınır çizmedim… Sevdiysem sonuna kadar gittim,bitirdiysem öldürse de hasreti geriye dönmedim… Bazen çok kırıldım , bazen belki de kırdım… Ama hata insana mahsustur dedim..Affettim , af diledim.. Kimileri birden fazla kırdılar kalbimi ama ben onları yinede affettim.. Onlar belki beni saflıkla yargıladılar.Belki de içten içe sinsice güldüler… Ama asıl unuttukları şuydu… Ben aldanmadım… Aldanan her zaman kendileri oldular ama bunu anlayamadılar… Bir insan kaybının ne olduğu bilemedikleri için… Kaybetmek onlar için bir alışkanlık haline geldiği için…… Oysa ben hiç insan kaybetmedim… Sadece zamanı geldiğinde vazgeçmeyi bildim o kadar..

FAHİŞE GÖNÜLLERİN KAHBELİĞİ KOYMAZ BİZE,UNUTANLARI BİZDE UNUTURUZ ASİLCE !

(Alıntıdır)

39734_414950652604_254630787604_4702693_6555716_n

Şampiyonluk Maçı*

Yakılmamış sigara; söylenmemiş ağıt vardı zihnimde.
Bir kutsal karamsarlık günüydü.
İçsiz aşklar; nedensiz karamsarlığımda boğulmuş,
Başımda cesedim patlamış,
Tüm sinirlerim tepemde öfkeyle yolunmuştu.

Katil korkaklığa
dönüşmüştü diğerleri.
Ben “holigan”dım.
Küskün kızların sızısını duyuyordum.
Delikanlı ateşi bileğimdeki kelepçeleri çözmüş,
Koynuna fareler basan yüzsüz
Park bekçilerine olan öfkemde dinmişti.
Nefessiz küflü bir cesettim kanalda sürüklenen.

Dikenlerimi kibritimde büyütmüştüm.
Yorgun, ıslak bir millerdım sanki.
Şişelerin soğuk teriydim.
Adalet aramıyordum.
Çünkü çarklarımı ben parçalamıştım.

Düş kompozisyonu için baktılar gözlerime
Kum topları yuvarlanıyordu içimde; hayatıma sen girdiğinde.

Elektrik ve su ne kadar dostsa;
Bende ancak o kadar kendime yaklaşabiliyordum.

Büyük bir tükenmişlikti içimdeki;
Sonsuz bir bitkinlik.
İnsansız bir orkestrada vokal yapıyordum sanki.
Rus ruleti oynuyordum az önce.

Bir mayın; geçmişine çivi sökmüş
İmam çocuğunun çiklet balonunu yırtmıştım.

Yanmıştım.
Kabuğum soyulmuş, terim soğumuştu.
Sıkılgandım.

“Siyah”
bir tarlaya düşmüş “beyaz” bir kağıt uçakta saklıydım.
Tarihi kalburdan geçememiş “asi ruh”ları solduruyordum.
Uçuk hayallerim vardı.

Kalbim mikrobunu şişeden boşaltıyor;

Asfalt kanıyor, martılar insan düzüyordu feribot seferlerinde.
Pipisiz oğlanlar dalgalar üstünde gelecek ararken kendine,

Bebek’te bir konsomatris etini yiyor,
Pavyon piçleri maceradan mecmuaya atlıyordu.

Tırnakları sökülmüş, kötümser rahipler küskün midelere karışıyor,
Mayolu imamlar günahsız köylüleri din tarlasında düzerken,

Ben arsız adamlara “gramofon” çalıyordum.
Ben holigandım.
Ve hayat; bir holigan gibi kalpten bağlı olduğun takımın
Şampiyonluk maçında sayısız gol yemesi gibiydi.

Ve işte ben;
sana bağlıyım.
Tıpkı bir “holigan” gibi…
Ve işte ben; sana bağlıyım.
Tıpkı bir “holigan” gibi…

Gizem Nur KAHRAMAN

..!


Gidiyorum artık bu şehirden.Bu sefer ne bir isyan ne bir haykırış,daha ziyade bir teşşekkür  yaşadıklarıma,yaşattıklarıma ve yaşatıldıklarıma..
Bu şehirdeki kahpesinede,Adamınada orospusunada..
Son sözlerim bunlar..
Herşey bitene kadar verdiğim hertürlü mücadelenden sonra içimde kalanlar..
Hiçkimsenin karşına ne helallik alacak halim var ne de bir elveda diyecek sözcüklerim..
Hertürlü kazığı yedikten sonra karşıma çıkıp bir helallik isteyene ne diycem ?
Evet mi Hayır mı?
Hayır mı Şer mi?
Şimdi hepinize teşşekkür ediyorum..
Yaptıklarımdan ve yaşadıklarımdan hiçbir zaman pişman değilim.
İyi ki bunları bana yaşattınız ve iyiki sizi tanımışım yoksa kahpesiyle adamı nasıl ayırt edebilirdim ?
unutun artık çarşıyı,emrahı,kahramanı…
göremiyeceksiniz artık ne birisine sataştığını,
seviyorum diyeni seveni,
yardım isteyene yardım edeni,
kalleşlik edene susanı,
kavgadan kaçmayanı…
göremiyeceksinz artık unutun gitsin emrah kahramını..
geldi geçti diye farzetin
gece rüyalarınıza girip sabahları olmadığım gibi bir hayal olarak kalayım hayatınıza
unutun beni unuttuğum gibi sizi..!

Bu okul bitmez !

Okulumun uzamasında katkı sağlayan başta hocalarım,
Sevgili arkadaşlarım,
Ex aşklarım,
Platonik aşık olanlar,
Dersten çıkıp toplantılara katıldğım reislerim ve tebalarım,
Başkanlığını yaptığım Saü öğrenci konseyi,
Saü BJK,
Dayaklarıma maruz kalan insanlar,
Etrafa rahatsızlık verdiğim kişiler,
Güvenlikçisi,
Hizmetlisi,
Memuru,
Esnafı,
Yurt ortamı,
Ev ortamı,
Değişik ortamlar,
Şehirin toprağı suyu havası ve insanları,
Kıçı kırık caddesi,
5 para etmeyen insanları,
Üni ortamı görmeye değer diyen büyüklerim,
Sakarya ya gelmem için büyük baskı kuran sevgili rehberlik hocam,
Özel okul fırsatını tepipte benim devlet aşkına sahip olan bu geri kafam ve sayamıyacağım onca şey..
Hepinize teşşekkür ediyorum.. ve son olarak BU OKUL BİTMEZ !

Emrah KAHRAMAN

11 Ağustos 2009 00:58

(ÖFKEM DURULMUŞ DEĞİLDİR ! İSYANDIR BU İSYAN..)